E-Satış  
  1. No pasaran…

Başbakan ve Ahmet Kaya

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün grup konuşmasında Müslüm Gürses'in vefatı dolayısıyla arabesk müzisyenlerine bu ülkede reva görülen zulmü çok güzel anlattı ve lafı bu zulümlerden en büyüğünü, Kürt olduğu için çok daha yüksek şiddet gören Ahmet Kaya ya getirdi... Ve şöyle dedi...

"Merhum Ahmet Kaya gurbette gözlerini yumdu.

Gurbete çıkmak zorunda kalan Şivan Perver, doğduğu topraklara hasret yaşıyor. Ahmet Kaya'ya yapılanları unutmayın. Çok satan gazetelerin köşe yazarları neler yaptılar. Ahmet Kaya salondan zor kaçırıldı. Ama aynı Ahmet Kaya, beni Pınarhisar'a uğurlayanlardan bir tanesiydi. Belediye Başkanlığım döneminde de kendisiyle münasebetim çok çok farklıydı."

Başbakan, Ahmet Kaya'nın yaşadığı zulme karşı hep duyarlıydı... Kaya için Beyaz TV'de yaptığım ve izlenme rekoru kıran Adalet Masası programının kaydını da benden özel olarak istemişti... Yayınlandığı gün izleyememiş ama etrafındaki herkes o programdan bahsedince merak etmiş... Dün grupta da söylediği gibi Ahmet Kaya ile Başbakan'ın münasebeti çok farklıydı. Özel bir dostlukları vardı...

Başbakan'ın söylediği gibi malum zalim ve alçak köşe yazarları Kaya'yı linç ettiler ve hayatını mahvettiler... Ben de bu vesileyle o yaşanan ve hala hesabı sorulmayan linç sürecini burada inadına bir kez daha aktarmak istiyorum... Bu olaya duyarlı olmak, 'insanım' diyen herkesin görevidir...

10 Şubat 1999'daki MGD gecesiyle başladı Ahmet Kaya cinayeti süreci... Ahmet Kaya o gün ödülünü alırken,"Önümüzdeki kasetimde Kürt asıllı olduğum için Kürtçe bir şarkı söyleyeceğim ve Kürtçe bir klip yapacağım"demişti... Ve bu söz üzerine salonda bir linç atmosferi doğmuştu...

Şarkıcı Serdar Ortaç, çıldırmakta olan kalabalığa daha da gaz vermişti... Magazinci Şenay Düdek, yapımcılarTunca Yönder ve Levent Altınay Kaya'ya saldırmıştı.

İnsanları da Kaya'ya saldırmaya teşvik etmişlerdi, çatallar bıçaklar havada uçuşmuştu... Bu beş isimden sadeceSerdar Ortaç ve Şenay Düdek özür diledi. Diğer iki isim de vicdan ve ahlak adına tek özür cümlesi etmediler henüz...

Bu olayın ardından elbette Ergenekon medyası boş durmadı. 14 yıl evvel Şubat ayında başlayan bir medyatik linç operasyonuna girişti Ergenekon kalemşörleri. Bu operasyonun sonu ise ölümle bitti...

MGD gecesindeki linç olayının ardından 12 Şubat 1999 Hürriyet'te 'Ahmet Kaya yuhalandı' spotuyla haber yapılıyor...

Posta'da ise Ayhan Kimsesizcan imzalı haber başlığı 'Kaya şov yaptı, ortalık karıştı' şeklinde... Hem Hürriyet'in hem Posta'nın haberinde Kaya'nın söyledikleri tamamen çarpıtılmış...

Sözde, "Bu ödülü Kürtlük adına alıyorum. Kürtçe klip çekeceğim. Bu klibi yayınlamayan televizyonların tepesine bineceğim.

Kürtlüğümü kafalarına vura vura kabul ettireceğim" demiş rahmetli Kaya...

Tamamen yalan ve iftira. Maksat bu yalanlarla kitleleri Kaya'ya karşı kışkırtmak...

Devamında Ergenekon medyası daha da azgınlaşıyordu... 14 Şubat 1999 Hürriyet'in manşeti: Ayıp ettin 'Gözüm'...

Ahmet Kaya Abdullah Öcalan'ın resmi önünde, arkasında bir Kürdistan haritasıyla şarkı söylüyor. Fotoğraf bu... "Ahmet Kaya'nın PKK gecesinde Apo'lu Kürdistan haritası önünde konser verdiği ortaya çıktı" deniyor haberde. Kaya'nın "Dağdaki adamın paraya ihtiyacı var. Para gönderelim arkadaşlar" dediği yazılmış haberin devamında... Kasım 1993'te verilmiş bu sözde konser... Ne böyle bir konser var, ne öyle bir söz... 1993'te Ahmet Kaya Berlin'e hiç gitmemiş...

Aynı gün bu manşeti attıran Ertuğrul Özkök 'Güzel Magazinciler, Çirkin Adamlar' diye bir yazı yazıyor... "O gecede her şey çok güzeldi. Bunların içinde bir tek çirkin adam vardı. O da Ahmet Kaya idi" diyor Özkök... Kaya'nın tek yaptığı şey Kürtçe şarkı söylemek istediğini söylemesi...

Ergenekon medyasının Ahmet Kaya'ya karşı yürüttüğü linç kampanyasına yarın devam edeceğiz.

Rasim Ozan Kütahyalı
06 Mart 2013 / Takvim Gazetesi


---///---

Başbakan ve Ahmet Kaya-2
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ahmet Kaya'ya yapılan zulümden bahsetmesinin ardından dün bu sanatçıya karşı yapılan linç kampanyasını konuşmuştuk.

Ergenekon Medyası'nın yaptığı yalan haberlerle devam ediyoruz.

10 Şubat 1999'daki olaylı MGD gecesinden dört gün sonra Bekir Coşkun da şöyle yazıyordu:
"Ben zaten Ahmet Kaya'yı sevmem.
Böyle bir gecede kovulması umurumda değil.
Bir sanatçı bölücülük yapıyorsa, halkına kötü mesaj veriyorsa elbette kovulur." Linç ve cinayet girişimini destekliyor Bekir Coşkun...

İki gün sonra 16 Şubat'ta ise Ahmet Kaya cinayetinin baş aktörlerinden Fatih Altaylı şöyle yazıyor...
"Kültürsüz, ne dediğini bilmez, cahil ve basit adamsın Ahmet. Bu Ahmet'e 'İdeoloji nedir?' diye sorsan 'Yenir mi?' yanıtını verir..."

Derin ve karanlık bir operasyonla kirli eller tarafından yaratılan bu haberler ve yazılardan sonra savcılarKaya'ya davaları açmaya başlıyor... Ahmet Kaya o tarihte Berlin'de olmadığını, öyle bir konser vermediğini söylüyor. Savcı 'Basında çıkan bilgi ve belgelere dayanarak' davayı açtığını açıkça belirtiyor resmi yazısında. Sonrasında bu 'Apo'lu Kürdistan haritalı fotoğraf' Hürriyet gazetesinden savcı tarafından isteniyor...

Hürriyet Hukuk Bürosu'nun resmi cevabı şu:
"14.02.1999 tarihli nüshamızda "Ayıp Ettin Gözüm" başlığıyla yayınlanan habere dair elimizde kaset, fotoğraf, görüntülü ses bandı v.s doküman bulunmamaktadır..."

Çünkü o harita fotomontajdı...

O harita Ergenekon yapılanması tarafından üretilmiş ve Hürriyet'e servis edilmişti. Geri kalan Kaya'nın ağzından aktarılan sözlerin tümü yalandı... Kaya'ya yönelik bir linç operasyonu amaçlı olarak Ergenekon medyasında yayınlanmıştı... Fakat bu vicdansızlar burda da durmadı...

5 ay sonra Kaya'yı tamamen nakavt etmek için yeniden operasyona giriştiler... 20 Temmuz 1999 tarihli Hürriyet'te,Ertuğrul Özkök bir manşet daha attı Kaya'yı hedef alan:
"Vay şerefsiz..."

O günün sürmanşeti ise şu idi:
"Çıplak ayaklı Merve..."

Derin yapılanmanın hedefinde olan biri Kürt, biri dindar iki insan yok edilmek isteniyordu... Merve Kavakçı ile ilgili haberin devamı şöyleydi: "ABD vatandaşı olduğu ortaya çıkan ve vatandaşlıktan atılması gündemde olan Merve Kavakçı başını örttü, ayağını açtı..."

Kaya'ya dair haber ise şöyleydi: "Münih'te konser veren Ahmet Kaya, Türkiye'ye hakaretler yağdırdı. Türkiye'ye 'Şerefsizlerin ülkesi' dedi..." Biri başörtülü olduğu için öbürü Kürt olduğu için aynı anda linç ediliyordu Kaya ve Kavakçı...

Bu arada resim olarak derin yapılanma imalatı fotomontaj Apo'lu sahte fotoğraf yine konmuştu...

O günkü yazısında Fatih Altaylı şöyle yazmıştı: "Parayı veren Ahmet'i alır. Ahmet, yalancı haysiyetsizin biridir. Avantayı nereden buluyorsa ona göre bağırır..." Bu derece pespayeleşmişti Altaylı... Oysa o konserde "3-5 şerefsiz yüzünden arabamı memleketimde bıraktım" demişti Ahmet Kaya...

Hürriyet gazetesi bunu "Arabamı şerefsizlerin memleketinde bıraktım" diye haber yapmaktan utanmamıştı... Bu haberler üzerine Ahmet Kaya Türkiye'yi terk etmek zorunda bırakıldı.

Çünkü her yerden tehdit alıyordu artık.

Ergenekon medyası kendisini canlı hedef olarak gösteriyordu...

Eşi Gülten ve kızı Melis'le Paris'e yerleşmişti... Ama Ergenekon medyası özellikle de Ertuğrul Özkök'ün yönettiği Hürriyet gazetesi hâlâ tatmin olmuyordu...

2 ay sonra bir operasyona daha giriştiler...

2 Eylül 1999'da bir manşet daha attılar: "Şerefsiz, işbaşında..." Yine o yalan ve sahte harita. Yine Kaya adına uydurulmuş bir sürü yalan demeç...

Bu malum medya, özellikle Özkök yönetimindeki Hürriyet gazetesi Ahmet Kaya'ya bu ülkeyi dar etti. Kaya, bu ülkeden kovuldu. Yalan belgeler ve haberler bahane gösterilerek bir sürü ceza aldı. Ama hâlâ malum medya Ergenekon'dan aldığı emirlerle yayına devam ediyordu...

En sonunda bütün bu linç operasyonuna Ahmet Kaya'nın kalbi dayanmadı... 16 Kasım 2000 günü Kaya vefat etti... Ağır çekim bir cinayetle öldürüldü Ahmet Kaya... Failler hala aramızda geziyor...

Bu akşam 23.00'te Beyaz TV'deki Adalet Masası programında da Egemen Bağış ile Ahmet Kaya konusunu ve diğer önemli konularda hiç sorulmayanları konuşacağız...

Rasim Ozan Kütahyalı
07 Mart 2013 / Takvim Gazetesi

sılamm

tüm ahmet kaya ya yapılan bu haksızlıklardan dolayı kendi adıma utanıyorum gerçekten....

15.04.2013 12:39:47


ayazsu

ahmet kayayı sewiyorum

22.04.2013 21:24:39


DerinDarbe21

AHMET KAYA benim kalbimde o kadar ayrı bir yere sahipki resimlerinin halı dokuması evimin duvarlarındadır 13 yıl değil 53 yıl geçsede o bir efsanedir o herkesin yapamadığını yapmıştır ve tarihte kalacaktır ve her zaman türkiye halkının kalbinde yaşıyacaktır

26.06.2013 07:05:06


dinçer

rahat uyu usta biz seni hep sevdik daima seveceğiz

14.08.2013 03:47:34


aersoz

Seni sensiz yaşamak en kötü kader olsa gerek "gözüm" hoşçakal.

31.10.2013 07:16:37


yabenisararsa

Yüzyıllar geçse unutulmayacaksın, bu ülkenin özgürlük sembolüsün

20.11.2013 12:42:40


yakamozsamet

yazık ettiniz halen üzülüyorum yanıyorum ahmet kayama

05.12.2013 14:07:24


amir-ozgur

ben bir iranliyim..neden ben ahmet kaya dinlerken hep agliyorum...siz turkler ne yapdiniz bu adama ki bukadar sesi insani mahv ediyor

23.12.2013 13:12:47


cetin

Senin yüzünden cigarayı 3 pakete çıkarttım be gözüm diye bağırmıştım sana Mannheim konseri çıkışında geri dönüp onca insan arasında bulup benle göz göze geldikten sonra elini gösterip daha 5 olacak 5 demiştin.5 oldu be abi .Nur için de yat gözüm.

31.12.2013 23:35:12


hsyn61

Ne istediniz gül gibi adamdan.. :(

14.10.2014 15:07:28