1. Cem-i Cümle “Diyalog” ne demek?

Başım Belada

AĞUSTOS 1991

Düzenleme: Osman İşmen
Kayıt, Mix: Sıtkı Acim
Stüdyo: Melki
 
Şarkı sözlerini görmek için başlıkların üzerine tıklayabilirsiniz.
Bu albüm hakkında görüşlerinizi bildirmek için tıklayın.
1 BAŞIM BELADA

Bugün düşünemeyeceğin kadar başım belada
Köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada
İler-tutar yani yok
Fişlenmişim adım-eşkalim bilinmekte
Üstelik göğsümde yani tam şuramda
Kirli sakalıyla bir eşkiya gezinmekte

Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça

Sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız
Kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşımda
İhanetin adı yok
Neylersin ki çember daralmakta
Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim
Yasal mermisiyle bir komser yaklaşmakta.

Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça

Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
2 TEZGAHTAR NEBAHAT

Tezgahtar bir kızdı o permalı saçlarıyla
Herkese gülümserdi süzgün bakışlarıyla
Anasının elinden kaçırıp birkaç kuruş
Konserlere giderdi çılgın gözyaşlarıyla.

Kırmızı hırkasıyla resimler çektirirdi
Keşfedilmek için hep Beyoğlu’ nda gezerdi
Her akşam o şarkıcı, duvardaki posterden
Uzanıp rüya gibi dudağından öperdi.

Ah, Nebahat Nebahat
Bir gün görmedi rahat
Düşünür bulamazdı
Kimdeydi bu kabahat.

Tezgahtar bir kızdı o evi Sağmalcılar’ da
Altı kardeş bir ana birde kötürüm baba
İçki kumar peşinde boş vermiş bir abisi
Devlete karşı gelmiş bir ablası mahpusta.

Kırmızı hırkasını ah seneler eskitti
Sonunda rüyasını sandığına kilitledi
Mahalleden biriyle heveslendi sevmeye
Hayırsız çıktı oğlan zengin bir dula çıktı.

Ah, Nebahat Nebahat
Ona gülmedi hayat
Sonunda anladı ki
Kendindeydi kabahat.

Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
3 HİÇBİR ŞEYİMSİN

Sen benim hiç bir şeyimsin
Yazdıklarımdan çok daha az
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Lüzumundan fazla beyaz
Sen benim hiçbir şeyimsin
Varlığın anlaşılmaz
Galiba eski liman üzerindesin
Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
Dudaklarınla cama çizdiğin
En fazla sonbahar otellerinde
Üniversiteli bir kız uykusu bulmak
Yalnızlığı öldüresiye çirkin
Sabaha karşı öldüresiye korkak
Kulağı çabucak telefon zillerinde
Sen benim hiçbir şeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Ne çok cığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde
Sen benim hiçbir şeyimsin
Yabancı bir şarkı gibi yarım
Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
Hiç kimse misin bilmem ki nesin
Uykum arasında cağırdığım
Çocukluk sesimle ağlayarak
Sen benim hiçbir şeyimsin.

Söz: Attilâ İlhan
Müzik: Ahmet Kaya
4 KALAN KALIR

Vur sirtina, vur sirtina
Dostun oldum vur sirtina
Madem ki ben kaldiramam
Derdimi al vur sirtina

Duman kalir, duman kalir
Ocak tüter duman kalir
Ben yanarim hic tükenmem
Benden sonra duman kalir

Ah ne fayda, ah ne fayda
Kefen beyaz ha ne fayda
Bir hayina yas dökersin
Kadrin bilmez ah ne fayda

Kalan kalir, kalan kalir
Giden gider kalan kalir
Ben giderim geri gelmem
Benden sonra kalan kalir

Meydan kalir, meydan kalir
Yigit ölmez meydan kalir
Yere vurma hatirimi
Sana kahpe meydan kalir.



Söz : Yusuf Hayaloğlu
Müzik : Ahmet Kaya

Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
5 BİR ACAYİP ADAM

Suphi Suphi bir acayip adam
Suphi Suphi benim canım ciğerim
Kimse bilmez nereli olduğunu
Suphi Suphi bir acayip adam
Suphi suphi susar akşam oldumu
Bir cebinde das Kapital
Bir cebinde das Kapital
Bir cebinde kenevir tohumu
Suphi Suphi bir acayip adam
Suphi Suphi benim canım ciğerim.

“Fırtınadan arta kalmış bir teknede
Tevekkül içinde, görkemli sakalı
Ve iğreti parkasıyla
Gizlediği macerasıyla
Bir acayip adam yaşardı
Akşamları susardı
Ben konuşsam kızardı
Bir sürgün kasabasıydı
Bir eski zamandı, Hazirandı
Çocuktum evden kaçmıştım
Gelip ona sığınmıştım
Küçücük bir koydu sığdı
Burayı keşfeden belki oydu
Uzaktan kasabanın ışıkları yanardı
İçim anneyle dolardı ağlardım
Suphi şöyle bir göz atardı
Gizli bir cigara sarardı ağlardı
Sonra barışırdık ben flüt çalardım
Cigara sönerdi ağlardık
Nerden geldiğini bilmezdim
Kimsesizdi belki kimliksizdi
Onun macerası onu ilgilendirirdi
Kimseye ilişmezdi
Bir şeylere küfrederdi hep
Tedirgin bir balık gibi uyurdu
Bazen kaybolurdu arardım
Yağmurun altında dururdu
Bir kalın kitabı vardı cebinde dururdu
Hergün okurdu ben birşey anlamazdım
Kapağını seyreder duymazdım
Sakallı bir resimdi kimdi
Ne kadar mütebbessimdi
Sordum birgün Suphi’ ye
Söylediklerini niye anlamıyorum diye;
Bildiklerini, dedi, yüzleştir hayatla
Ve sınamaktan korkma,
Doğruyla yanlışı o zaman ayırabilirsin
Ve onu anlayabilirsin
Sonra gülerdi
Günlerim yüzlerce ayrıntıyı merak etmekle geçerdi
Sonra yine akşam olurdu Suphi susardı
Ben konuşsam kızardı tekneye martılar konardı
Yüreğim Suphi’ ye yanardı ağlardım
Suphi denize tükürürdü gökyüzünü tarardı ağlardı
Sonra barışırdık ben flüt çalardım
Yıldız kayardı ağlardık.”

Suphi Suphi bir acayip adam
Suphi Suphi benim canım ciğerim
Kimse bilmez nereli olduğunu
Suphi Suphi bir acayip adam
Suphi Suphi susar akşam oldumu
Bir cebinde das Kapital
Bir cebinde das Kapital
Bir cebinde kenevir tohumu
Suphi Suphi bir acayip adam
Suphi Suphi benim canım ciğerim.

“Bir sürgün kasabasıydı
Bir eski zamandı hazirandı
Çocuktum evden kaçmıştım
Gelip ona sığınmıştım
Bir gün aksilik oldu annem beni buldu
Suphi kaçıp kayboldu
Kasaba çalkalandı olay oldu
Ben sustum kanım dondu
Polisler onu bulduğunda tekti felaketti
Herkes meydanda birikti
Karakoldan içeri girerken sanki mağrur bir tüfekti
Ansızın dönüp bana baktı,
Anladın mı, dedi
Anladım dedim, anladım
Ve o günden sonra;
Hiç bir zaman, hiç bir yerde, hiç ağlamadım...”

Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
6 ENTEL MAGANDA

Piposu ağız kenarında
Bodrum' un entel barında
Herkesin yargılamaktan
Kimse kalmamış yanında.

Sakalları şarap tasında
Dikilmiş barın ortasında
Tanınsın diye bekliyor
Sanırsın dev aynasında.

Behey sanat hırsızı
Behey üretme kabızı
Birazcık efendi ol
Bırak elinden şu sazı.

Bir eli televizyonda
Öteki eli basında
Bir şeylerin tadı kalmış
Dişlerinin arasında.

Başkalarına hümanist
Karısına karşı dayı
Nasıl beceriyor bilmem
İkisi birden olmayı.

Behey sanat hırsızı
Behey üretme kabızı
Birazcık efendi ol
Bırak elinden şu sazı.

Konuşurken solcusun
Yaşarken karambolcusun
Oportinizme bulaşmış
Tipik bir orta yolcusun.

Bir Allah’ çı bir kulcusun
Bir davulcu bir pulcusun
Ne kadar inkar etsen de
Hem jigolo hem dulcusun.

O yandasın bu yandasın
Hovardasın hep bardasın
Artık rol yapmayı bırak
Sen bir entel magandasın.

Behey sanat hırsızı
Behey üretme kabızı
Birazcık efendi ol
Zehir etme şu yazı.

Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
7 AYRILIĞIN HEDİYESİ

Şimdi saat sensizliğin ertesi
Yıldız doğmuş gökyüzü ay aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Birben kaldım tenhasında...
Gecenin avutulmamıs ben.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç boynunun
kolyesi olsun
Buda benim sana
ayrılırken hediyem olsun.

"Soytarılık etmeden
güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden
doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine
sezebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu
arasıra biliyorsun
Şimdi iyi niyetlerimi bir bir
yargılayıp asiyorum
Bu son olsun, son olsun."

Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın
İşi gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında gecenin
Hic uyumamış ben.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç
boynun kolyesi olsun
Bu da benim sana
Ayrılırken hediyem olsun.

"Kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
Beyninin icindekileri anlıyabilmek ve
Yitirmeden yüzündeki anlık
tebessümü
Bütün saatleri öyleyce
Dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete
çıkarttım günde
Olsun gözüm olsun,
ne olacaksa olsun..."

Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik:Ahmet Kaya
8 YANGIN GECESİ

Yangın gecesinde giyinmiştim
Ateş İstanbul’ a bulaşmıştı
Yalnızdım, zehirdim, zehirliydim
Bütün köprülerim atılmıştı.

Gemileri ellerimle batırmıştım
İstanbul nefes nefes yanıyordu
Sen tutuşmuştun yanıyordun
Çığlıkların kulağımdan gitmeyecek.

Saçların tutuşmuştu yanıyordu
Ateş dudaklarına bulaşmıştı
Kimsecik yangını görmüyordu
Bir damlacık su vermiyordu.

Sen bir cehennemdin yanıyordun
İstanbul bir cehennemdi yanıyordu
Ben eski cehennemdim yanıyordum
Şiirlerim haykırmaya başlamıştı.

Duman beni boğmasa kör etmezse
Gözlerim kör olmasa ölmezsem
Seni görsem suçlu gözlerini görsem
Yangın gecesinde kaybolduğunu.

Başıma taş yağmasa düşmezsem
Gemiler ateş almasa gitmezse
İstanbul yanmasa sen yanmasan
Ben kendi kendimi yakacaktım.

Söz: Attilâ İlhan
Müzik: Ahmet Kaya
9 O VAHŞİ AT

Bizi güllerin iklimi tüketti
Toprağı yaran filize vurulduk
O vahşi beyaz at alıp başını gitti
Bir yaz yağmuru gibi unutulduk.

Sığ yanlarımız oldu ara sıra
El yordamıyla dalarken hayata
Bir parça telaş, bir parça ümittik
Hiç yetişemedik o vahşi ata.

O vahşi atlarla beraber
Ah şu içimizdekiler
Sanki sökülürcesine, sanki sökülürcesine,
Sanki sökülürcesine
Gitti gider.

Bize bir gün çelişkisi yetti
Dudağı yoran bir söze kırıldık
O vahşi beyaz at tutuştu yelesinden
Kaldığı yerden başlanır mı artık.

Hiç ayrılmayız derken bir ucundan
Aşk doğa yitirdiğimiz ilan aşktı
Ben sana kıydım, sen bana gücendin
Ve durduramadık o vahşi atı.

O vahşi atın ardından ah şu aramızdakiler
Hiç yaşanmamışçasına, hiç yaşanmamışçasına,
Hiç yaşanmamışçasına
Uçtu gider.

Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
10 GEL HAYDİ GEL

Güller solmadan önce gel
gecenin yarısında gel
gizli gizli gel sessiz gel
ay pencereden aşmadan
karanlık yoldan şaşmadan
yavaş yürü koşmadan gel
kimselere sataşmadan
ekiplere dalaşmadan
belaya bulaşmadan gel
bak ben gelmeden önce gel
ben sana gel demeden gel
işte şimdi gel hadi gel

uykulara karışmadan
yastığımız buruşmadan
rakımız mayışmadan gel
gün sabaha kavuşmadan
ayaklarım dolaşmadan
arzular savuşmadan gel
ay pencereden aşmadan
karanlık yoldan şaşmadan
yavaş yürü koşmadan gel
kimselere sataşmadan
ekiplere dalaşmadan
belaya bulaşmadan gel

ateş sönmeden önce gel
sabahın serininde gel
ıslak ıslak gel titre gel
ay pencereden aşmadan
karanlık yoldan şaşmadan
yavaş yürü koşmadan gel
kimselere sataşmadan
ekiplere dalaşmadan
belaya bulaşmadan gel
şarkım bitmeden önce gel
söyleyince gel çabuk gel
hadi hadi gel şimdi gel

uykulara karışmadan
yastığımız buruşmadan
rakımız mayışmadan gel
gün sabaha kavuşmadan
ayaklarım dolaşmadan
arzular savuşmadan gel
ay pencereden aşmadan
karanlık yoldan şaşmadan
yavaş yürü koşmadan gel
kimselere sataşmadan
ekiplere dalaşmadan
belaya bulaşmadan gel.

Söz: Ahmet Kaya
Müzik: Ahmet Kaya
11 HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Ard-arda bilmem kaç zemheri geçti
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarıda gürül- gürül akan bir dünya
Bir ben uyumadım, kaç bahar leylim
Hasretinden prangalar eskittim
Karanlık gecelerde kendimden geçtim
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yandan bir bu yandan
Elma yanaktan

Açar kan kırmızı yedi verenler
Kar yağıyor bir yandan
Savrulur Karaca dağı savrulur Zozan
Bak bıyığım buz tuttu, üşüyorum ben
Zemheri de uzadıkça uzadı
Seni baharmışsın gibi düşünüyorum
Seni Diyarbekir gibi düşünüyorum.

Söz: Ahmed Arif
Müzik: Ahmet Kaya
12 OY HAVAR

Yangınlar
Kahpe fakları
Korku cığlıkları
Ve irin selleri aç yırtıcılar
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın
Bir cana bir başa kalmışsın vay vay
Pasatsız duldasız üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın
Oy sevmişem ben seni
Üsküdar'dan bu yana lo kimin yurdu
He canim
Çiçek dağı kıtlık kıran
Gül açmaz çağla dökmez
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü medetsiz Munzur
Şahmurat suyu kan akar
Ve ben şairim...
Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi
Korkusuz pazarlıksız
Kül elenmemiş
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim
Ne kinsiz bir rüzgar
Mısra dökeyim
Oy sevmişem ben seni!
Ve sen daha demincek
Yıllarda geçse demincek
Bıcaklanmış dal gibi ayrı düştüğüm
Ömrümüm sebebi ustam, sevgilim
Yaram derine gitmiş
Fitil tutmaz bilirim
Ama hesap dağlarladır
Umut dağlarla
Düşün uzay cağında bir ayağımız
Ham carık kıl çorapta olsa da biri
Düşün olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda
Atıp bir kıyıya bir zamanı
Yarının çocukları gülleri için
Herbirinin ayva tüyü için çilleri için
Koymuş postasını
Görmüş restini
He canım
Sen getir üstünü
Oy Havar
Muhammed, İsa aşkına
Yattığım ranza aşkına
Deeey dağları un eder ferhadın gürzü
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan ter içinde asi
He desem koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni!




Müzik : Ahmet Kaya
Şiir : Ahmed Arif

Şiir: Ahmed Arif
Müzik: Ahmet Kaya

Hoşgeldiniz


 
    Sitede 1 üye ve 13 misafir var.

esatis

CD

son yorumlar

  • TÜRKÜLERİ İNCİTME... (2)
  • "Biji"ciler daha ... (9)
  • Üye ve Ziyaretçil... (17)
  • Sahi Ahmet Kaya n... (9)
  • Vicdanları temize... (12)
  • Yılmaz Güney'e be... (19)
  • "Bir Kenar Mahall... (1)
  • Gracenote (37)
  • Ahmet Kaya yaşıyo... (309)
  • Mersin 68'liler O... (8)