| 1 |
HANİ BENİM GENÇLİĞİM Hani benim sevincim nerde
Bilyelerim, topacım
Kiraz ağacında yırtılan gömleğim
Çaldılar çocukluğumu habersiz.
Penceresiz kaldım anne
Uçurtmam tel örgülere takıldı
Hani benim gençliğim nerde.
Ne varsa buğusu genzi yakan
Ekmek gibi aşk gibi
Ah... Ne varsa güzellikten yana
Bölüştüm, büyümüştüm.
Bu ne yaman çelişki anne
Kurtlar sofrasına düştüm
Hani benim gençliğim nerde.
Hani benim sevincim nerde
Akvaryumum kanaryam
Üstüne titrediğim kaktüs çiçeği
Aldılar kitaplarımı sorgusuz.
Duvarlar konuşmuyor anne
Açık kalmıyor hiç bir kapı
Hani benim gençliğim nerde
Yağmurları biriktir anne
Çağ yangınında tutuştum.
Hani benim gençliğim nerde
Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 2 |
ALNINDA DAĞ ATEŞİ
Alnını dağ ateşiyle ısıtan dostum
Yüzünü kanla yıkayan dostum
Senin uyurken dudağında gülümseyen, bordo gül
Benim yüreğimi harmanlayan isyan olsun.
Şimdi dingin gövdende büyüyen sessizlik
Ellerimde patlamaya sabırsız mavzer olsun.
Başını omzuma yasla
Göğsümde taşıyayım seni
Gövdem gövdene
Gövdem gövdene can olsun.
Söz: Arkadaş Z. Özger
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 3 |
YORGUN DEMOKRAT
Karanlık yollardan geçtik
Zehir gibi sular içtik
Bir yanımızda ölüm
Bir yanımızda yar sevdik
Bir değil bin bir kere
Sırat köprüsünden geçtik
Cehennem denen illetin
Ta göğsünü deldik geçtik.
Bu yolda dönenler oldu
Mum gibi sönenler oldu
Yar göğsüne baş koymadan
Vurulup düşenler oldu.
Bir sen kaldın geride
Ah akıp gidiyor hayat
Yüreğim anlıyor seni
Artık susma Yorgun Demokrat.
Şarkılar küsmüş dudağa
Ömründe gecikmiş hasat
Karışmış çoluk çocuğa
Geçim derdinde demokrat
İçlenir hatırladıkça
İzlerini o günlerin
Düşe kalka bata çıka
Yaşadığı o depremin.
Bu yolda dönenler oldu
Mum gibi sönenler oldu
Yar göğsüne baş koymadan
Vurulup düşenler oldu.
Bir sen kaldın geride
Ah akıp gidiyor hayat
Yüreğim anlıyor seni
Artık susma Yorgun Demokrat.
Söz: Y. Hayaoğlu A. Kaya
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 4 |
KILIÇ BALIĞININ ÖYKÜSÜ
Bu bir kılıç balığının öyküsü
Yazılmasa da olurdu
Ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu
Uskumrunun arkasından gidiyorduk
Sürünün içinde ben de vardım
Sırtımda bir zıpkın yarası
Mutlu olmasına mutluydum
Nedense gitmiyordu
Kulağımdan bir türlü o ağ var sesleri
Deniz kızı girmiş düşünceme ben iflah olmam
Dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı
Dolanınca çok geçmeden küserim
Bir çocuk bile çeker sandal beni
Bu kadar ağır olmasam
Beni böyle koşturan yaşama sevinci
Kanal boyunca, bir o yana bir bu yana
Siz yok musunuz siz, derya kuzuları
Kestim kılıcımla karanlığın dibin
Yakamoz içinde bıraktığım suları
Ah aysız gecelerde olur ne olursa
Sırtımda bir zıpkın yarası
Atın beni mor kuşaklı bir takaya götürün
İri gözlerimde keder kılıcımda hüzün
Satın beni
Satın beni
Rakı için
Şiir: Halim Şefik Güzelson
|
| 5 |
HAÇAN ÖLESİM GELİR Haçan demir dökende
Ateş yiyesim gelir
Gök sofraya çökende
Doruklardan sesim gelir.
Dağdan yürek sökende
Kurşun dökesim gelir
Çatal şimşek çakanda
Yağmur perde çekende
Derya göğe çıkanda
Haçan ölesim gelir.
Söz: Attilâ İlhan
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 6 |
UNUTULMAYANLARA
Enstrümental
Derleme : Ahmet Kaya
|
| 7 |
TUT Kİ GECEDİR
Tut ki gecedir
Karanlık sıvaşır ellerine camlardan
Birden kırmızıya döner trafik ışıkları
Kükürtlü dumanlar yükselir
Korkuya batmış cam kırığı adamlardan
Tehlikeye büyür sakalları.
Tut ki gecedir
İhbarlar birer sansar
Bir telefondan bir telefona atlar
Yer altı örgütleri tetik üstünde
Adres değiştirmiş silah kaçakçıları
Fahişeler birbirinden kuşkulanıyor.
Tut ki gecedir
katiller huzursuz
hırsızlar sinirli.”
Hainler ürkekçedir
Elleri telefona kendiliğinden uzanıyor
ihanete gece müthiş bir gerekçedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar.”
İhanet bir bilmecedir...
Söz: Attilâ İlhan
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 8 |
YÜREĞİM KANIYOR
Sakin göllerin kuğusuyduk
Salınarak suyun yanağında
Yarılan ekmeğin buğusuyduk.
Gözüm yaşarıyor,
Yüreğim yanıyor/kanıyor,
Olmasaydı sonumuz böyle.
Biri saksımızı çiğneyip gitti
Biri duvarları yıktı
Camları kırdı
Fırtına gelip aramıza serildi
Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri
Her şeyi kötüledi
Bizi yaraladı
Biri şarabımızı döktü
Soğanımızı çaldı
Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu
Ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor
Olmasaydı... olmasaydı sonumuz böyle”
Gözüm yaşarıyor
Yüreğim yanıyor /kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle
Dağlarda çoban ateşiydik
Dolanarak mavzer yatağında
Ceylanın pınara inişiydik
Göğsüm daralıyor,
Yüreğim kanıyor,
Olmasaydı sonumuz böyle.
Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş
Aynı çıtırtıyla uyanan birer serçe
Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu
Birer tomurcuktuk hayatın kollarında
Birer çiğ damlasıydık
Bahar sabahında gül yaprağında
Dedim ya;
Hiç yoktan susturuldu şarkımız
Yüreğim kanıyor yüreğim kanıyor
Bitmeseydi... bitmeseydi bizim öykümüz böyle
Göğsüm daralıyor
Yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle.
Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 9 |
KATLİME FERMAN
Bir yürüyüş eylediler sabahtan
Ilgıt ılgıt kan gidiyor loy loy
Bir yürüyüş eylediler sabahtan
Ilgıt ılgıt kan gidiyor loy loy
Dayan dizlerim dayan
Ağla gözlerim ağla
Namlu puşt olmuş, at ayağı puşt
Vay anam vay vay,
bu belalı başınnan ben nere gidem
Vay anam vay vay,
bu belalı başınnan kime ne diyem
Ya derdime derman, ya derdime derman,
ya derdime derman, ya katlime ferman
Of anam of of
bu belalı başımla ben nere gidem
Vay anam vay vay,
bu belalı başınnan kime ne diyem
Ya derdime derman,
ya derdime derman, ya katlime ferman.
Ay bu nasıl devran, ay bu nasıl devran
28 Nisan di yavru hey
Ham meyvayı kopardılar dalıdan.
Vay anam vay vay,
bu belalı başınnan ben nere gidem
Vay anam vay vay,
bu belalı başınnan kime ne diyem
Ya derdime derman,
ya derdime derman, ya katlime ferman.
Of anam of of bu belalı başımla ben nere gidem
Vay anam vay vay, bu belalı başınnan kime ne diyem
Ya derdime derman, ya derdime derman,
ya derdime derman, ya katlime ferman.
Şiir: Enver Gökçe
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 10 |
YAŞAMADIN SEN
Sensiz geçmiyor bu günler biliyor musun
Yüreğine beni, beni soruyor musun
Öyle yalnız, yalnız kaldım biliyor musun
Türküler söyledim sana duyuyor musun
Yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun
Bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun.
Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen
Nehir oldun ırmak oldun, taşamadın sen
Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen
Doğdun da büyüdün ama yaşamadın sen
Yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun
Bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun.
Söz: Ahmet Kaya
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 11 |
BİR VEDA HAVASI
Vakit tamam seni terk ediyorum
Bütün alışkanlıklardan öteye
Yorumsuz bir hayatı seçiyorum
Doymadım inan kanmadım sevgiye.
Korkulu geceleri sayar gibi
Birdenbire bir yıldız kayar gibi
Ellerim kurtulacak ellerinden
Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.
Aşksa bitti gül ise hiç dermedik
Bul kendine kuytularda hadi dal
Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal.
Vakit tamam seni terk ediyorum
Bu incecik bir veda havasıdır
Parmak uçlarına değen sıcaklığı
İncinen bir hayatın yarasıdır.
Kalacak tüm izlerin hayatımda
Gözümden bir damla yaş aktığında
Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
Kan tarlası gelincik şafağında.
Ölümse korktun savaşsa hep kaçtın
Vur kendini korkularda hadi al
Sen bir suydun sen bir ilaçtın
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
Sen bir suydun sen bir ilaçtin
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal
Hoşçakal canımın içi, hoşça kal...
Söz: Yusuf Hayaloğlu
Müzik: Ahmet Kaya
|
| 12 |
BU GALA DAŞLI GALA
Dağlar acem düşende
Bülbüle gam düşende
Ruhum bedenden oynar
Yanıma sen düşende.
Bu gala daşlı gala
Cıngıllı daşlı gala
Korkaram yar geç gele
Gözlerim yaşlı gala
Bu gala daşlı gala
Cıngıllı daşlı gala
Korkarım yar gelmeye
Gözlerim yaşlı gala.
Kızıl gül olmayaydı
Sararıp solmayaydı
Bir ayrılık bir ölüm
Heç beri olmamyaydı.
Bu gala daşlı gala
Her yanı daşlı gala
Korkaram yar geç gele
Gözlerim yaşlı gala
Bu gala daşlı gala
Cıngıllı daşlı gala
Korkaram yar gelmeye
Gözlerim yaşlı gala.
Derleme: Şenel Önaldı
|