İşçi Partisi’nde çıkan PKK belgesi: Tatlıses bize 1,5 milyon dolar bağışladı
Ergenekon üyelerine yönelik düzenlenen operasyonlarda ele geçirilen belge ve dokümanlarda birbirinden ilginç bilgiler yer alıyor
Ergenekon üyelerine yönelik operasyonlarda ele geçirilen belge ve dokümanlarda birbirinden ilginç bilgiler yer alıyor. İşçi Partisi binasında bulunan dokümanlar arasında terör örgütü PKK’nın siyasi kanadı olarak faaliyet gösteren ERNK’ya ait bir raporda örgüte yardım eden sanatçıların isimleri ve yapılan yardımın miktarları kayda alınmış. Belgede, İbrahim Tatlıses’in 1997’ye kadar ERNK’ya 1,5 milyon dolar para yardımında bulunduğu ve yaralı teröristleri tedavi ettirdiği aktarılıyor. İddianamede terör örgütünün sanatçı camiası ile olan ilişkileri ‘Arenadaki Sanat ve Gladio Sanatçılar’ başlıklı raporlarda yer alıyor. Belgelerde bazı sanatçıların terör örgütü PKK’ya yardım ettiğini gösteren dokümanlar ortaya çıktı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in irtibatlı olduğu tespit edilen terör örgütü PKK’nın siyasi kanadı ERNK’nın hazırladığı bir rapor yine İşçi Partisi binasında yapılan aramalarda ele geçirildi. Rapora göre Paris’te hayatını kaybeden sanatçı Ahmet Kaya, ERNK’ya 500 bin Alman Markı yardımda bulundu. İbrahim Tatlıses’in ise hem bağış hem de fiili yardımlarda bulunduğu belirtiliyor. Raporda şöyle deniliyor: “Bilinen isimlerden Ahmet Kaya ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçılara halk içerisinde büyük sempati duyulmaktadır. Ahmet Kaya ile ilişkilerimiz çok iyi olmasına karşın bu şahıs kapitalizmin güdümünde olması nedeni ile sadece partimize bağış niteliğinde konserler vermiş, süreç içerisinde 1992-1993-1994 yıllarındaki toplam yardım miktarı 500 bin markı bulmuştur. Oysa ki İbrahim Tatlıses kuru sözcüklerden ibaret olmayıp, icraatları, gerek yaptığı bağışlar ile gerekse de fiili birtakım yardımlarıyla oldukça göz dolduruyor.” İddianamede yer alan çarpıcı cümleler bununla da sınırlı değil. ERNK raporunda Tatlıses için, “Ayrıca bu şahsın deşifre olma korkusunu üzerinden atması için kendisini ‘faşist’ Türk Ordusu’na göz yumdurucu nitelikte parasal rüşvet vermesine de partimiz tarafından izin verilmiştir. Çünkü bu şahıs süreç içerisinde olduğu gibi bizim için uzun vadede de çok faydalı olacaktır. Hayatî endişesi nedeniyle mafyanın ve bazı grupların çatısı altına girdiğini bize ileten bu şahıs ‘Kürdistandan’ gönderilen yaralı arkadaşlarımızı da himayesi altına alıp tedavi edilmelerini sağlamaktan kaçınmamıştır. Parasal destek olarak da kendisinden 1 milyon 500 bin dolar bağış alınmıştır. Bu meblağ Tatlıses’in 1997’ye kadar partimize yaptığı sadece parasal destektir.” ifadeleri kullanılıyor. Adı Sauna çetesi operasyonuna da karışan İbrahim Tatlıses’in ismi 2.455 sayfalık iddianamede birçok kez geçiyor. Susurluk hükümlüsü Sami Hoştan ve çete lideri Sedat Şahin’le de telefon konuşmaları bulunduğu tespit edilen Tatlıses’in Veli Paşa’yla samimi olduğu hususu dikkat çekiyor. 25 Mayıs 2004 tarihinde Sedat Şahin ile yaptığı konuşmada ise şu diyaloglar geçiyor: S. Şahin: Merhaba İbrahim, sana bişey soracam kafama takılıyor da sormadan edemeyecem, sen g.. müsün? İ. Tatlıses: Kaç sefer aradım Sami (Hoştan) abiynen birlikte randevu aldık. Bir türlü şey yapamadık. S. Şahin: Duydun işte şimdi, demek ki duymak zorunda bıraktın beni. Düşünürsen bulursun. Başka birşey demiyorum sana. İ. Tatlıses: Ben aradım, kaç kere aradım
admine:Basın bölümünde olmadığı için koydum. Lütfen ya düzenleyip koyun, ya da aynen koyun!!
İşçi Partisi’nde çıkan PKK belgesi: Tatlıses bize 1,5 milyon dolar bağışladı
Ergenekon üyelerine yönelik düzenlenen operasyonlarda ele geçirilen belge ve dokümanlarda birbirinden ilginç bilgiler yer alıyor.
İlgili Haberler
İşte ezber bozan iddianamenin tam metni
Çetelerdeki bombalar Ergenekon’la irtibatlı
Ergenekon üyelerine yönelik operasyonlarda ele geçirilen belge ve dokümanlarda birbirinden ilginç bilgiler yer alıyor. İşçi Partisi binasında bulunan dokümanlar arasında terör örgütü PKK’nın siyasi kanadı olarak faaliyet gösteren ERNK’ya ait bir raporda örgüte yardım eden sanatçıların isimleri ve yapılan yardımın miktarları kayda alınmış. Belgede, İbrahim Tatlıses’in 1997’ye kadar ERNK’ya 1,5 milyon dolar para yardımında bulunduğu ve yaralı teröristleri tedavi ettirdiği aktarılıyor.
İddianamede terör örgütünün sanatçı camiası ile olan ilişkileri ‘Arenadaki Sanat ve Gladio Sanatçılar’ başlıklı raporlarda yer alıyor. Belgelerde bazı sanatçıların terör örgütü PKK’ya yardım ettiğini gösteren dokümanlar ortaya çıktı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in irtibatlı olduğu tespit edilen terör örgütü PKK’nın siyasi kanadı ERNK’nın hazırladığı bir rapor yine İşçi Partisi binasında yapılan aramalarda ele geçirildi. Rapora göre Paris’te hayatını kaybeden sanatçı Ahmet Kaya, ERNK’ya 500 bin Alman Markı yardımda bulundu. İbrahim Tatlıses’in ise hem bağış hem de fiili yardımlarda bulunduğu belirtiliyor. Raporda şöyle deniliyor: “Bilinen isimlerden Ahmet Kaya ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçılara halk içerisinde büyük sempati duyulmaktadır. Ahmet Kaya ile ilişkilerimiz çok iyi olmasına karşın bu şahıs kapitalizmin güdümünde olması nedeni ile sadece partimize bağış niteliğinde konserler vermiş, süreç içerisinde 1992-1993-1994 yıllarındaki toplam yardım miktarı 500 bin markı bulmuştur. Oysa ki İbrahim Tatlıses kuru sözcüklerden ibaret olmayıp, icraatları, gerek yaptığı bağışlar ile gerekse de fiili birtakım yardımlarıyla oldukça göz dolduruyor.”
Bunlar ne diyor böyle…?
İçimden gerçek olmadığı geçiyor.. İnşallah gerçek değildir, inşallah Ahmet Kaya bir gün bu suçlamalardan tamamen aklanır…
eğer doğru bi yanı varsa zaten yakın zamanda ortaya çıkar, çünkü birsürü insan tutuklandı bu dava yüzünden ibrahim tatlıses e torpil geçecek değiller ….
okudum ve şaşırdım… -yorumum yok-
mynet sitesindeyayınlanan haber: 03.08.2008 11:43 – Bu haber 36.951 kişi, Mynet Haber bugün 4.039.506 kişi tarafından okundu. PKK’ya yardım eden ünlüler kimler? Ergenekon iddianamesinin ek klasörlerinde, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanarak Türkiye’ye getirilmesinin ardından kendisine ve örgüte destek verenleri anlattığı ifadesinin tutanağı da yer aldı.
Milliyet’teki habere göre, delil klasörü 3 numaralı DVD’ye göre Öcalan ifadesinde PKK’ya Türkiye içinden destek olanların belli olduğunu savunarak, çoğunun HADEP çatısının altında toplandığını; Bucak, Adıyaman Kaviler, Suruç Kılıçlar aşiretlerinden dostlarının olduğunu ileri sürdü. Öcalan’ın sanatçılardan kendilerini desteklediğini iddia ettiği isimler ise Ahmet Kaya, Şivan Perver, Gülistan ve Şahturna.
İbrahim Tatlıses’e ait olan Tatlıses Turizm’in gönüllü yardımlarını gördüklerini öne süren Öcalan, Halis Toprak’a ait Toprak Holding’den de zaman zaman parasal yardım gördüklerini savundu. Batman’daki petrol sendikalarından dostlarının olduğunu ve zaman zaman para yardımı gördüklerini iddia eden Öcalan, Antalya’da geniş yatırımlara giren Ceylan Holding’in pek çok yardım ve katkılarını gördüklerini ileri sürdü. http://haber.mynet.com/detail_news/?type=Actuel&id=X1217751777203&date=03Agustos2008 ayrıcadün bu haber kanal a adlı tv kanalında yayınlandı. bu yalan ve asılsız haberlerle neyi amaçlıyorlar acaba?
yalan ve asılsız haber mi acaba recep?
Gülten ablanın bir açıklama yapması çok iyi olacak? -Kısa ve nette olsa-
Ahmet Abinin özellikle üstüne basa basa yaptığı röportajlar ve açıklamalar aklıma geliyor.. Ve bu haberi okuyoruz üstüne. . .
Yalan tabii..
Hatırlasanıza;
Ahmet Kaya PKK üyesi dediler. Hani
belgesi? YOK
Ahmet Kaya PKK’ya bağış yaptı dediler.
Hani makbuzu? YOK
Hiç bir şey bulamayınca da yardım konseri verdi diyorlar. Ahmet
Kaya marketçi olsaydı haber değeri olurdu bunun. Adam ses
sanatçısı, işi bu KONSER vermek. Madem
PKK aldı parasını belgelesinler.
Forumda bu haberleri okuyunca, Ahmet Abi sürgündeyken Yeni Şafak
gazetesinde çıkan bir haber geldi hemen aklıma. “Ahmet Kaya
PKK’lıları ikiye bölmüş. Konserlerden
para aldığı için PKK’lılar çok kızmış”
gibi bir haberdi bu. Ee hani almıyordu?
Bunların hepsi saçma sapan iddialar. Sadece şuna üzülüyorum.
Aramızda olmayan bir insanla ilgili arkasından konuşuyorlar ya..
İnsan en çok ona üzülüyor işte. Bir de ailesini düşünsenize. Yazık
ve gerçekten ayıp yaa.
yani bu habere sizler inanıyor musunuz.böyle bir olay olacak ve bunu birileri yıllarca duyurmayacak ve kullanmayacak.zaten birileri bu tür haberlere çok meraklılar.ahmet abi hakkında uydurulan haberlerden bihabersiniz herhalde.ergenekon palavralarıyla milleti başka bir yoldan uyutmaya çalışanlar neyi amaçlıyorlar yakında anlaşılır.böyle bir haber olacak ve şerefli medyamız Ahmet Abimizi hedef aldıgında bunu bu zamana kadar duyurmayacak.ergenekon kürtleri başka bir yoldan kandırmaya uyutmaya çalışıyor.başka da birşey degil…
Şimdi arkadaşlar, öyle hemen inanamamak gerekir. Ahmet Ağabey için birçok karalama kampanyasının olduğunu bir çoğumuz biliyordur. Buda onlardan bir tanesidir kanımca.
Sırf Ahmet Kaya’yı karalamak, milletin gözünden düşürmek için her şeyi yaparlar.
Ergenekon örgütü kendi tahminleri doğrultusunda böyle birşey yazmış sanırım. Öyle yazılan herşeye inanmayalım.
Ergenekon örgütü zaten birçok kişiye suikast planlarını hazırlamıştır. Eğer bu doğruysa ıspat etsinlerde görelim.
Uyanık Kalalım…
Ben de şahsi olarak bu konuya, bu habere zırnık inanmıyorum.İbrahim Tatlıses gecen gün ki programında (3 Ağustos) : Biz silahtan yana değiliz.Savaştan , insan öldürmekten yana değiliz, demişti. İnsanların öldürülmesine vesile olmayız.İnsanlar, günahı olmayan halk, gariban-fakir-yolda gezen-işine,gücüne giden halk ölecek bizde bu öldürenleri destekliceğiz.Böyle saçmalık mı olur…Ama gelin görün ki neymiş İbrahim Tatlıses insanların canını katleden pkk’ya maddi-manevi yardım etmiş-miş… İnanmıyorum, inanmıyorum, inanmıyorum.İbrahim tatlıses’inde Ahmet Kaya gibi sert mizaçlı, dürüst, delikanlı yüreğinin oldugunu biliyorum, görme fırsatı buluyorum.Bu kürtlerinde biraz da sanki kanında var…
Paris koca bir şehir, Ahmet / Sen küçük bir çocuksun / N’olur gitme, kaybolursun…
EyvALLAH
*AHMET KAYA : Bi kere daha söylüyorum.Ben yaşamım boyunca ben hiç bir örgüt üyesi olmadım.Hiç bir partinin elemanı olmadım.Hiç bir örgüte mensup olmadım, olmam da mümkün değil.Tam da başındaki olduğu gibi dibinden sapına kadar tek başımayım, tek başıma okurum, bütün eylemlerimi de tek başıma yaparım. Aslında ben problemli bir ülkede yasıyorum, Türkiye’de biliyosunuz.O ülkede başınız belada değilse , asıl problem orada başlar.Ben yaradılış olarak malum bir insanım.O yüzden başım beladan kurtulmayacaktır.Doğru, namuslu, bir insan olarak yaşamanın tek bir koşulu, tek bir şartı vardır. Hiç bir zaman sanat, şöhret, para, pul, art, namus,herşey ama herşey insanın kültürel anlamdaki, siyasal anlamdaki, ulusal anlamdaki kişiliğinden daha önemli değildir.benim kimseden sakladığım birşey yoktur.Yani ben yüzüne, boynuna bakıldığı zaman ensesi görünecek kadar şeffaf bir insanımdır. Ben, benim hayatta en sevmediğim şey yalan söylemektir.Ben çifte standart ve namussuzluk yapmayı asla sevmedim.Ben ne düşünüyorsam, sokakta ne düşünüyorsam burda da aynı şeyi düşünüyorumdur ve sokakta ne düşünüyorsam aynı şeyi Türkiye’de düşünüyorumdur ve Türkiye’de ne düşünüyorsam aynı şeyi burda düşünüyorumdur.
Paris koca bir şehir, Ahmet / Sen küçük bir çocuksun / N’olur gitme, kaybolursun…
EyvALLAH
Bunlar Ahmet Abi’nin sözleri..
Kendi azğından, kendi düşünceleri bu kadar açık ve net olmasına
rağmen hala böyle ipe sapa gelmez suçlamalarla gündeme gelmesi ve
Onu dinleyen, seven insanların dahi bu türden haberlere kanıp
‘Güten Kaya açıklama yapsın’ gibi isteklerde bulunması gerçekten
hayret verici…
Ben de Ahmet Abi’nin bu yazılan söylemlerini, Ahmet Abi’nin
TV’de ki programlarında söylediği şu sözleriyle destekleyeyim;
- Ahmet Abi ötgütlü bir sanatçı değildi…
- Örgütlü sanatın her türlüsüne karşıydı…
- Ahmet Abi tek başınaydı ve her türlü eylemini tek başına
kurgulayıp hayata geçirmiştir…
bende at gözlüğü yok Kardelen … ben demokratım!!! işin her iki yönünü düşünüyorum.. düşünmesem zaten fasistten arta kalır yanım olmazdı tamam mı gözüm?! hayret verici ise bi de böyle bak…!!!
Arkadaşlar bu habare inanıyorsanız siz de düzen medyasına uymuş bir girdapın içinde boğulmuş gerçekleri göremez hale gelmişsiniz demektir. Ahmet Kaya Med Tv’de bile çıkıp ben hiçbir partiye üye değilim hiçbir örgütle alakam yok diyordu..Haberi veren gazete zaten amacını aşan bir gazete.Sen git Konya’da ölen o çocukların nasıl öldüğünü soruştur.din kardeşliği savunup altan Türk milliyetçiliğini yayacak ve böyle haberlerle Kürt sanatçıları farklı gösterip bir kaos yaratmak tek amaçları.İçlerinde o kadar Kürt de var ve ben onların hepsine OLSUN GÖZÜM OLSUN diyorum.Siz de bu tip haberleri yapan gazetelere mail yollayın, tepkinizi gösterin, gazeteyi almayın..
TEDİRGİN….
@Kankartal7: Elbetteki her olayı farklı yönleriyle ele alacaksın. Ama konuştuğumuz haberler Ahmet Abi sürgündeyken bile çıkmış haberlerdir.
anhmet_kaya arkadaşımız, Ahmet Abi’nin konuyla ilgili söylediklerini yazdıktan sonra hala hangi yönde şüphelisin anlayamadım.
Ortada hiçbir şekilde ve hiçbir zaman ıspatlanamayan bir iddia var, karşısında da suçlanan adam cevap vermiş; ‘bu iddialar yalan, öyle bir şey yok’ demiş ve sen hala ısrarla ‘açıklama yapsınlar’ diyorsun.
Suçlanan kişi yani Ahmet Abi’nin kendisi yapmış işte açıklama. Bu yeterli gelmiyor mu sana iki gözüm?
Ya beyler gözünü açın ya pkk felan yok islami terör örgütü yok hepsi ERGANAKON bir kolu ülkeyi yönetiyorlar.istediklerini başkan istediklerini öldürüyorlar.kendilerini farkedenleri general helikopterinin düşürüldüğü gibi öldürüyorlar.uğur mumcu gibi,daha halen türkiye vatandaşlarını uyutuyorlar
karaulke… Forumda genele hitap ediyorsan ‘beyler ve bayanlar’ diye hitap et lütfen… Burada sadece ‘beyler’ yok, bu bir..
İkincisi bir fikri dillendirirken bunu lütfen somut dayanaklarla temellendir. PKK’yi nasıl yok sayabiliyorsun? İslami terörü hangi gerekçeyle görmezden gelebiliyorsun? Hangi tahlil ve analizle bütün olayları Ergenekon’a bağlıyorsun?
Üç; Madem her şeyin başı Ergenekon… İşçi Parti’sinin Ergenekonla ne gibi bir ilişkisi olabilir? Bu tür belgelerin İşçi Parti’sinde ne işi var?
Bir şeyi yazarken neden sonuç ilişkisiyle yaz lütfen ve olayları somut bilgilere dayandır.
ergenekon sorusturması veya davası kurtlerle dogrudan ılgılı bı dava degıl bu devletın bır ıc hesaplasması o yuzden burdakı kurt arkadasların bu mevzuda neden bu kadar hassas oldugunu anlayamıyorum bır arkadas bunun belgesı varsa ıspatlasınlar demıs ahmet kayanın verdıgı konsere daır belge makbuz ıstemıs bu cok komık pkk ahmet kayaya makbuz kesecek artık ahmet kaya da bunu vergiden duser heralde.hıc olur mu boyle bırsey. Ibrahım tatlıses ıle ılgılı ıddıalar ılk defa bugun ortaya atılmıs ıddıalar degıl daha once de ozellıkle tatlıses turızm uzerınden bazı ıddıalarda bulunuldu benım aklımda kalan bır ıddıa ’’ozellıkle dagıtıma gıden askerlerden tatlıses turızme bınen ve pkk tarafından kursuna dızılen gencler’’ tatlısesın buna aracılık ettıgı bundan cok uzun yıllar once soylenıyordu ayrıca maddı yardım yaptıgı da . ben gercekten bır ahmet kaya hayranıyım onun boyle bır durumda olmamasını dılıyorum su anda bunların hepsı bırer ıddıa bekleyıp ne olacagını gorecegız. ama burda neden bu kadar tepkılı oldugunuzu anlayamıyorum cunkı bu dava devletın derınlerde bır yerde kendıyle hesaplasması bunun kurtlerle bır ılgısı yok varsa da hep ucundan kıyısından asla merkezınde degıl…
Yaw arkdaşlar, bu durumdan kuşkulu olanlara neden bu kadar yazı döküyorsunuz. Herkes istediğine inanmakta özgürdür. Biz Ahmet Kaya’yı her zaman destekleyeceğiz bu böyle bilinsin. İsteyen herkes bu uğurdan dönebilir.
Ahmet Kaya’nın başına gelenleri hesap etmeyerek kuşkulara düşen arkadaşlarımıza ben ne diyebilirimki.
Ergonekon Terör Örgütü’nün pisliğidir bütün bunlar. Bu pis bataklığa biz girmeyeceğiz.
Dağlar bize düz olur yar gelmezse ne olur, bir yar gider bin yar gelir düşmanlar görür kör olur. Hadi sen git işinede herkes kendi işine, dağlarımda zulum var düşemem yar peşine..
Bu tür haberler Ahmet abi hayattayken de çıkmıştı ve ahmet abi yalanlamıştı ve tekrar gündeme geldi, o dönemin karalama politikasıdır…
tamam beyler ve bayanlar Son haberlere göre Hizbullah’ın kullandığı el bombalarının seri numaraları ile Cumhuriyet gazetesine atılan bombaların numarası ilişkiliymiş. Bülent Orakoğlu’nun da son kitabında PKK ile derin devletin bağlantısı irdeleniyor. Hizbullah, PKK, Ergenekon… Haberlerdeki satır aralarını iyi okumalıyız bence. Dün ve bugün çıkan haberlerde, köşe yazılarında ABD’nin İran’a karşı Türkiye’yi kullanmak istediğini, Irak’a girişin de bu planın parçası olduğu iddia ediliyordu. Ezberini bozmaya alışmalı bu toprağın insanı. Medyanın ve derunî resmi kaynakların pohpohlamasına gelmemeli.
En son Bülent Ersoy’un dediklerini haberlerde duydum ve okudum. İddia edilen askerlikten soğutma mesajı vermesinden ziyade dediklerini dinledim.
Bu ülkede yıllardır mühim şeylerin üstüne basıp duran aydınlarımızla aynı şeyleri diyordu. Mesela Abdülmelik Fırat’ın dediğini demeye getirdi; Hizbullah dedikleri örgütü nasıl birileri ortaya döktüyse PKK’yı da onlar döktü. Bu işin içinde entrika var, dedi. Danışıklı döğüş değil mi bu yaşananlar, demeye getirdi. Bu sebebten bu savaş bitmez dedi. Salon “şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganı ile inlerken kendisi bunun eleştirisini yaptı; “hep aynı klişeleşmiş sözler. Sonuç ne peki; cansız bedenler, omuzlarda tabutlar…” sloganlara tahammülü yoktu demek Bülent Ersoy’un, ne demişti Raci Garudi; “sloganların başladığı yerde fikirler biter!” sanki bunun bilincindeydi Bülent Ersoy, nice kitabları devirmiş filozof karizmasıyla ve yarı cahil laik, şoven, tağutperestlere inad!
O tüm bunları derken şunu diyesim geldi benim, yarı şaka yarı ciddi tebessümle; -belki sizlerden de aynısını düşünen olmuştur- “bu ülkeden bir tane adam gibi erkek çıktı, o da Bülent Ersoy’du:)”
Recai Kutan, ABD’nin menfaati olmasaydı bu harekâta izin vermezdi dedi bugün. Dinç’i kim öldürdü, Alpaslan’ı Danıştay’a kim baskına gönderdi, güneydoğuda faili meçhul cinayetleri kim işledi? PKK’ya silahları kim veriyor, biz nerden alıyoruz!”
İnsanın “biri bana bunların gerçek olmadığını haykırsın” diyesi geliyor. Dünkü haberlere göre Eşref Bitlis ve Cem Ersever paşaların şüpheli ölümlerinde de derin çetelerin parmağı varmış. Aslında şehir efsanesi şeklinde duyardık; “operasyonlarda tam Apo’yu yakalamaya ramak kala telsizden ani gelen bir emirle geri dönermiş askerlerimiz…” İnsanın havsalası almıyor! Yakın bir zamanda da PKK yetkilisi darbecilikle suçlanan paşalarla Apo’nun dirsek temasında olduğunu açıklamıştı. Eşref Bitlis paşanın da şüpheli ölümüne PKK ile derinlerin ilişkisini bilmesi gösteriliyor.
Tamam, her bir şeyi vurun abalıya zihniyeti ile bir yerlere yıkmak çok basit. Hatta konuyu biraz sulandırıyor ama ateş olmayan yerden de duman çıkmazmış. Bu kadar iddia ve de delil havada uçuşurken hiç olmamış gibi yapıp gözlerimizi kapamak da akıl işi değil.
Ergenekon derinlerin sadece bir bölümünü oluşturuyor galiba. Görünmeyen kısmı Ergenekon’dan da büyük olabilir. Bilmiyoruz… Bekleyip görmekten, şerr gibi görünenlerin hakkımızda hayr olmasını dilemekten başka bir çaremiz yok gözüküyor. Bir de olayların üzerine serinkanlılıkla gitmek, kamuoyu baskısı oluşturmak.
Biz unutursak, bize haydi haydi unuttururlar!
Ve kaybedilen bunca zaman, bunca emek, bunca para, bunca moral ve bunca şehid bir hakk ise; “hakkınıza sahib çıkın; yoksa hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz!”
Ergenekon iddianamesinde, devlet tarafından kurulan ve yıllarca Bölge’de terör estiren Hizbullah’ın Ergenekon’la ilişkili olduğu ve yıllarca Ergenekon tarafından yönlendirildiği belirtilirken, öte yandan Hizbullah ve Ergenekon’un ‘devlet dışı birer terör örgütü’ olduğu imajı yaratılıyor. Ancak Ümraniye bombalarının aynısının Şırnak’ta Hizbullah tarafından kullanıldığı ortaya çıktı. Yine Ergenekon-Hizbullah ilişkisi denilen ilişkiler, devlet-Hizbullah ilişkileri olarak defalarca itiraf edilmişti.
Ahmet Kaya´yı bu iğrenç medya ne zaman rahat bırakacak merak ediyorum açıkçası….
Yok vatan hainiymiş,yok bölücüymüş…
Bölücü olduğunu iddia eden ve bu iddialarını desteklemek için her türlü sahtekarlığa başvuran medyanın marifetleri(!) hepimizce bilinmektedir.Bunlar, Ahmet Kaya´yı karalamak için sahte fotoğrafları yayınlamaktan çekinmemiş,halka yalan yanlış bilgiler vermişlerdir.
Bu haberin doğru olduğuna inansak bile (kendi adıma söylüyorum) Ahmet Kaya´ya olan sevgimde en ufak bir azalma görülmeyecektir.Onu her durumda desteklemeye her zaman hazır olmalıyız.
Ne demişti C.Dündar: ...O fanatik hezeyan korosu, zerrece iplemediği marşlar söyleye söyleye, sürgünde bir muhalifler mezarlığı kurdu sonunda…
Lakin bilmeliyiz ki; o mezarlıkta Nazım Hikmet’ten Yılmaz Güney’e ve Ahmet Kaya’ya kadar öz yurdundan kovulanlar için kazılan her mezar, bu ülkeyi biraz daha kurutup çölleştiriyor.
Çünkü oradaki her mezar taşı, buradaki hoşgörüsüzlüğün alameti…
Gurbete sürülenler, uzağa gömülenler, ancak bu ülke farklı seslere tahammülü öğrenince dönebilecekler.
Nasıl Nazım’ın şiirleri afişlerdeyse bugün, nasıl Yılmaz Güney filmleri perdelerdeyse, hiç kuşkusuz Ahmet‘in söylemek istediği türküler de dillerde olacak çok yakında.
O zamana kadar Serdar Ortaç ve korosunu dinleyecek bu vatan.
O koroyu alkışlayanlardansanız, yakınıp durmayın o zaman!..
| Başlık | Yazan | Cevap | Son Cevap |
1 |
3 gün önce |
||
16 |
4 gün önce |
||
6 |
4 gün önce |