
7 yıl önce öldüğünü söylediklerinde çok umursamamıştım. Son günlerinde o zamanki beni tatmin etmekten çok uzaktaydı. Bana göre kendi isteğiyle uzaklaşmıştı. Şimdi bakınca O’nun hayatında bir kimlik arayışını görmek çok da zor olmuyor.
İddialı bir yazı olacak...
Çünkü Ahmet Kaya öyle biriydi ki; üstüne herkesin söyleyeceği bir sözü vardı ve ne söylenirse karşılığı oluyordu, sohbetlerde. Ben de onlardan biriyim, umarım kimse alınmaz. Ahmet Kaya’yı övmek ya da yermek gibi bir derdim yok. Derdim başka…
Bağlamayı eline aldığında 9 yaşındaydı. 5 çocuklu evin en küçüğü olarak, müziğe ilgisinde ailesinin payının da büyük olduğunu tahmin etmek zor değil. Evin küçüğü her şeye rağmen şımartılabilir. Babası da buna sığınarak küçük oğlu Ahmet’e doğum gününde boyu kadar bir bağlama hediye etti. O bağlamasının teline vurduğu yıllarda, Türkiye, yeni bir harekete ısınıyordu. Türkiye’de sol hareket bağlamayı, her grevde, eylemde, gözaltında eksik etmiyordu. Bir süre sonra, buğulu sesiyle buluşturduğu notalar, Ahmet Kaya’yı aşar hale gelmişti. Türkiye’nin zor, daha doğrusu zorlaştırılmış yılları, O’nu ve bağlamasını taşıyamaz hale geldi. Hızla gelinen 12 Eylül, herkesi vurdu. Yüz binlerce kişi tutuklandı. Darbe o kadar ağırdı ki, dışarıda kalanlar bile bu yükü taşıyamıyordu. Derdini türküleriyle söyleyen Ahmet Kaya’yı dinleyecek kimse kalmamıştı etrafında. Ama babasının hediye ettiği bağlamasının ötesinde, annesinin kendisine bahşettiği sesi, zor yılları aşmasında yardımcı oldu. Her albümü ayrı bir olaydı. Türkiye bir Ahmet Kaya tanımaya başladı. Ya da daha doğru bir ifadeyle, Türkiye artık, Ahmet Kaya’ları tanımaya başladı.
Ahmet Kaya’yı bir kez gördüm.
Çocuktum, 1987 ya da 1988 yılının 21 Mart’ı. O zamanki adıyla, Newroz günü. İstanbul’da, bir lokantada resmi izinle ilk defa kutlanıyor bayram. Bir iki zayıf, takım elbiseli şarkıcı, Kürtçe söylüyor. Salonda bir gerginlik varsa bile ben farkında değilim. Sıra Ahmet Kaya’ya geliyor. Sahneye çıkıyor ve o büyüleyici sesiyle türkülerini söylüyor. Birilerine göre eksik bir şey var. Masamıza oturduğunda çekingen bir ses “Neden Kürtçe söylemediniz?” diye soruyor. Kendinden emin, - hani ben ders almam, veririm edasıyla- “Ben Kürtçe söylemem, ben kendine Türküm (şivesini bozarak) diyen Kürtlerdenim” demişti. O güzel sesinden Kürtçe duymak isteyenler kadar, Kürtçe söylemeyerek geceyi bitiren Ahmet Kaya da haklıydı. Seçim O’nun seçimiydi. Zaten benim derdim bu değil, daha başka…
Gel zaman git zaman Türkiye’de bir şeyler değişti. Belki Ahmet Kaya ile değişti, belki de O’nsuz. Ama değişim ertelense de hiç engellenemedi. Kürtçe konuşanları dışlamak kadar, Kürtçe şarkı söylemeyi istemek de günlük yaşamın parçaları haline geldi. Türkiye’nin bir yeri hep bu gel-gitler içinde kanadı. Ankara değişimin önünde duramamış, Kürtçe şarkı söylenebileceğini buyurmuştu. “Yabancı” reyonunda Michael Jackson kasetinin yanında yer alan Şiwan Perwer albümü ya bakılıp geçiliyor ya da utangaç bir şekilde kasaya götürülüyordu. Bu kadar basit bir denkleme ayak uydurmak, Ahmet Kaya için zor olurdu. O da kendine yakışanı yaptı. Magazin Gazetecileri Derneği’nin gecesinde haklı talebini dile getirdi, kendi üslubuyla yapacaklarını söyledi. Gerisi bildiğiniz hikaye.
Derdim Ahmet Kaya’nın hikayesini de anlatmak değil zaten…
Ahmet Kaya’nın hikâyesine bu çerçeveden bakıyorum ben. Akıp giden bir nehirde hayatta kalabilmek, birilerini hayatta tutabilmek, bir şeyleri korumak için, bazen akıntıya karşı, bazen akıntının önünde kürek çeken bir emekçi. Ama nehirden çık(a)mayan biri…
Bize hep ihtiyacı varmış gibi geliyor bu tavırları. Belki de bu yüzden bize yaranamadı. O’nu her yönüyle sevene hiç rastlamadım ben. Hayatımızın her alanında öyle çok beklentimiz vardı ki kendisinden, hepsini yarım bıraktığı için küstük O’na. Ne aşkımıza derman oldu, ne de memleket meselelerimize. Ne “Türküm diyen Kürt” olabildi ne de “Kürt’üm” dediğinde bir anlamı kalmıştı sözlerinin. Elimizin tersiyle ittik O’nu, sonra da gömdük işte. Belki de hayatını magazinleştiremedikleri için yuhalamıştı O’nu dernek arkadaşları o gece. Sütun sütun sürgüne yollayanlar, öldüğünde oldukça basit bir dille duyurmuştu cenaze törenini. Garip biriydi çünkü O, seveni de vardı, sevmeyeni de.
Hayatında ders alınacak bir yer var mı diye bakıyorum… Benim haddim değil biliyorum. Derdim de değil, baştan beri söylüyorum. Derdim başka. Derdim bugün elimizin tersiyle ittiğimiz gerçeklerin, Ahmet Kaya kadar kolay sindirilemeyeceğini anlatmak. Kendi kendimize saçma sapan bir oyun oynuyoruz yine bugünlerde; bana ölümünün 7. yılında Ahmet Kaya’lı günleri hatırlatan. “Kürtçe söyleyeceğim” dedikten sonra Ahmet Kaya’nın PKK’lı olduğunu keşfetmiştik ya. 7 yaş küçüktüm bugünden, yine gülmüştüm. Şimdi de 20 PKK’lı daha bulduk tepiniyoruz. Hani yanlış anlaşılmayacağını bilsem, “bugüne kadar neredeydiniz” diye savcıları dava edeceğim. Ahmet Kaya, yaşasaydı hapisten çıkmış olacaktı bugünlerde. O’nun yokluğunda biz 20 tane Ahmet Kaya daha bulduk, aynı oyunu oynuyoruz. Duydunuz mu komşular bunlar PKK’lıymış… Vah vah... Dahası var ben söyleyeyim, onlara oy verenlerin çoğu da PKK’lıdır kesin. Hadi bu 20’ini atalım mahpusa, partiyi kapatalım, oy verenleri ne yapalım?
Bir de yok mu şu içini rahatlatma duygusu. Benim de hoşuma gidiyor ara sıra açıkçası: “Son kongreyle DTP radikalleşti, tamamen PKK’nın eline geçti.”
Eee o zaman kapatalım tabii canım. Sanki bu “dönüşüm” daha bir hafta önce gerçekleşmedi, şimdi ılımlı diye şirinleştirdiğimiz kişilere bir ay önce küfür etmiyorduk di mi?
Yazının nostaljik kısmı daha güzeldi di mi ?
Peki öyle devam edelim o zaman. Kendi deyişiyle “Ben Türküm diyen Kürtlerdendi” O. Öyle olmak istiyordu Ahmet Kaya. Buna biz izin vermedik. O gece yaşananlara açın bakın. Suratındaki ifadeye bir daha bakın. O’nu yaka paça yurtdışına attık. O’nun aradığı kucağı biz vermeyince başkaları verdi.
Derdim bu değil, derdim başka.
Derdim; Devlet’in niye babalık yaparken bağlama değil, sopa kullandığını anlayamamakla.
Derdim ilerleyememekle.
Derdim memleket meselesi, Ahmet Kaya’nın hayatı değil…
Alişer Delek
21 Kasım 2007 / CNNTURK.com
« önceki yazı Göçmene anadili sorulsa... |
sonraki yazı » Bu kez polisin ‘başı belada’ |
şüphesiz ahmet kaya muhteşem bir insandı...sayın yazar metninde ahmet kayayı her yönüyle seven kimsenin olmadığını iddia ediyor ben sevdim..........ondan sonra şu anki duyarlılığım olsaydı onu savunabilecek bir oluşumun içinde olabilirdimm....ama o zamanlar o geceyi seyrettiğimde bana hiç de vahşi gelmemişti.....küçüktük o zaman.....bilmiyorduk..bilinç yoktu....ama ahmet kayayı sansürleyenler ondan sonra kısır fikirleriyle orda linç etmete çalışanlar tarihin foseptik çukurunda yerlerini alacaklardır....
Offff bee! Yine içim daraldı!
Bir yandan Ahmet Ağabey, Bir yandan DTP,
Bir yandan Kürtler! Bu ülkenin dengesizliği yüzünden hangi bir
soruna yanayım bilemiyorum!
Ahmet Ağabey kayboldu diye
umurumda değil demek istiyorum
bu yazılanlar, Bu Ülke!!.
Hiçbir yanlış adım atmamış bir Ahmet Kaya’nın yanlızca Kürdüm dediği için başına bu kadar felaketlerin gelmesi doğalmıydı!
Beni Annemden
Beni Kardeşlerimden
Beni Ailemden
Beni Ülkemden
Beni Dostlarımdan
Beni Çocuklarımdan
Beni Eşimden
Ve en yakınımdaki insanlardan ayırmak için bir sebepmiydi gerçekten bu! Onları vicdanlarıyla ve yürekleriyle baş başa bırakıyorum.
Ahmet KAYA..
Yazıklar Olsun!!
Türküm diyen kürtlerdenim sözü beni çok etkiledi.
Devlet gerçekten sopa yerine bağlama kullanmayı denemeliydi.
İnsanlar kolay yetişmiyor...
Bir insan çıkıpta ben kendimi bu ülkeden görüyorum Türküm
diyebilecek kadar büyük yürekli bir kürdüm diyorsa;
Devlette babalığını yapacak yoksa o insana başka kişiler kucak
açar.
Ülkemizde malesef insan hakları ihlalleri yaygın, bu da üzüntü
verici.
KAYA:
Nereli olursak olalım.Önemli olan şu Türkiye'de yaşayıpta bu ülke
için hizmet verebilmektir...Biz bölgeci değiliz!
Edirne'den Ardaan'a bu ülkeyi çok seviyoruz...
NOT:Admin'e yazıyı yayınladıkları için teşekkür ederim.
dtp nin kürt sorununun emekçilerden yana çözülmesine katkı sağlayacak bir parti olduğunu düşünmemekle birlikte meclis de olmalarını sonuna kadar destekliyorum.elbet kürt halkıda bir gün sorunun ulusal değil sınıf sorunu olduğunu anlayacaktır.
hrant dink ne güzel söylemişti;
'bizim bu topraklarda elbette gözümüz var ama bölmek parçalamak
için değil,en dibine gömülmek için.'
hepimizin gözü var bu topraklarda.
Demekki Ahmet Abiyi anlayanlar da varmış. Demekki anlamak o kadar da zor değilmiş. Yazıyı tekrar tekrar okudum ancak daha cok okumasını istediklerim Ahmet Abiye düşman olan at gözlüklü insanlardır. Belki anlarlar umuduyla...
Tesekkürler "Alişer Delek"
Tesekkürler ahmetkaya.com
yazı biraz geç eklenmiş ama yine de eklenmesi iyi olmuş.geçmişte yazılmış fakat yayımlanmamış bu tür yazılara sitede yer verirseniz iyi olur.devamını bekliyoruz.
türkiye'de yaşayan bir kürt olmak... kendimi türk gibi deil kürt gibi hissediyorum ama bu ülkenin vatandaşı olan bu ülkeyi çok seven gelişmesini bir türk kadar belki ondan çok isteyen bir kürt olarak bu ülkeye hepimiz emek verdik ve hrant dink'in dediği gibi hepimizin bu topraklarda gözü var ama bu topraklar zaten bizim. biz kimiz? kürtler türkler ermeniler rumlar çerkezler lazlar ve diğerleri bu ülkede yaşayan bu ülke için canını ortaya koyan herkesiz biz. biz ne kürtüz ne türküz biz kardeşiz anadoluyuz. birbirimizin haklarını koruyarak küçülmeyiz bölünmeyiz; çoğalırız ve güçleniriz ve bizim kardeşlik anlayışımıza eşitlik hakim her konuda, her kosulda önce bunu anlamalı tüm türkiye halkları önce kardeşlik derken biz derken neyi kasettiğini bilmeli. kardeşlik dediğin onurlu olur!
ARTIK BU ÜLKEDE KARDEŞLİĞE İNAN MIYORUM BEN ÇOK İSTERDİM BU KELİMEYİ KULANMAYI AMA ARTIK NE YAZİKİ O DA BENDE GİTTİ KARDEŞ OLMAK İSTİMEYENLER VAR
Merhabalar, oncelikle paylasim icin site yonetimine
tesekkurlerimi iletiyorum.
Konuyla ilgili dusuncelerime gelince, bizler artik bunu hayatimizda
bir aliskanlik haline getirdik once dogru bildiklerimize susup
sonra hersey sona erdikten sonra dogru olanlari savunmaya
gecmek.
Bun gunlerde hep ayni konularla karsilasmak birbirine benzeyen bu
yazilari okumak cok ihtimal ''peki o halde simdi kabullenilenler
neden o zamanlar suc sayildi yok illaki birilerinin gitmesi
gerekiyor yada olmesi gerekiyor... sonrasi hep ayni el ustunde
tutmak hakliydi, dogruydu soylenimler.
Varken, yasarken degerini bilmeyi ogrenen bir Turkiye gormeyi umud
etmeyi kalbimle diliyorum yoksa daha cok insanlara haksiz bir
sekilde inandigi degerlerden soyutlanmaya devam edilir.
bence ahmet kaya tanrının insanlığa ve kürt halkına bir armağanıdır bazen şükrediyom tanrıya bazende isyan ediyom onu çok çabuk bizden aldığı için ahmat kayanın yaptığı ve yapamadığı yapamadan gittiği bütün eserlerin önünde saygıyla eğiliyorum yaralı şair evinan
yazılması gereken okadar çok şey varkii.ama yazar AHMET ABİMİZİ HER YÖNÜYLE SEVEN GÖRMEMİŞ ŞAŞIRDIM NASIL GÖRMEZ GÖZDEN KAÇMAYACAK KADAR ÇOK ANLATILMAYACACK KADAR ÇOK ONU HER YÖNÜYLE SEVEN YAZAR EFENDİ...
arkadaslar burda kürtlüğü kimse sorun etmiyo ama size göre sorun olmus ne sorunuymus bu anlatında dinleyelim bu ülkede yasamak sorun olmus siz zorla diyosunuz ki bütün KÜRT`ler daga çıksın diyosunuz bundan anlıyosunuz.a
Bir yandan Ahmet Ağabey, Bir yandan DTP,
Bir yandan Kürtler! Bu ülkenin dengesizliği yüzünden hangi bir
soruna yanayım bilemiyorum!
diyen arkadasımız bu sözünle demek istediğin sey senin altından
kalkamayacağın bir yük haline dönüşebilir.
ben bir KÜRDüm ben türkleri yermek zorunda
deilim çünkü ben ırkçı deilim biz bu
ülkede yasıosak belli baslı haklarımız var siz bu haklara saygı
duymalısınız.Kürtlüğü bi sorun haline getiremezsiniz.
herşeye rağmen TÜRK-KÜRT kardeştir ben hala aynı görüş ve düşüncedeyim ne kürtler var türklerden kat kat ii ama vatanı karşıtırmaya çalışanda var bazıları böle diye hepsine aynı önyargıyla yaklasamayız AHMET KAYA bulunmaz bir değerdi ve onu harcadılar dediği herşey saptırıldı ve vatan haini ilan edildi AHMET KAYA ya vatan haini diyenlerden daha büyük bir hain göremiyorum şimdi o zaman AHMET KAYA hakkında atıp tutanlarıda görüyoruz böle bir değeri bu kadar kolay harcayanlara inanamıyorum ama biz onu şarkılarıyla yaşatıyoruz vede devam edeceğiz
<>AHMET AGA AHMET BABA SENSİZLİK ZOR BE ....ülkeyi sağcı basmış senin gibi bir yiğit kalmadıkı baş kaldırsın özledik seni hemde çok
AHMET AĞA AHMET BABA SENSİZLİK ÇOK ZOR .....ÜLKEYİ YAPAY SAĞCI BASMIŞ SENİN GİBİ BİR YİĞİT KALMADIKI BAŞ KALDIRSIN
Bende her yönüyle sevdim hem de çok sevdim...
''Ahmet Kaya’nın hikâyesine bu çerçeveden bakıyorum ben. Akıp giden
bir nehirde hayatta kalabilmek, birilerini hayatta tutabilmek, bir
şeyleri korumak için, bazen akıntıya karşı, bazen akıntının önünde
kürek çeken bir emekçi. Ama nehirden çık(a)mayan biri…''
Ahmet Kaya'yı düşüncesiyle fikirleriyle, şarkılarıyla herşeyiyle
çok seviyorum.
Ahmet kaya'yla ilgili okuduğum en güzel yazıydı diyebilirim,
yüreğine sağlık
ahmet kaya yı anlamk halkı anlamktır bu ulkeyi anlamaktır benım gözumde ahmet kaya cok yanlıs anlasıldı cookk benım sülale ülkücü oldu için ahmet kayayı sevmes cunku onu anlayamdılar ama bem hergun sabah aksam onun sarkıalrıyla yasıorumm ewet ehrsey ahmet kaya içinn
abi türk kürt kardeştir diyoruz bir cümleyle bu kadar basit.... amma bir kürt kardeşiniz kürtçe müzik dinlediğinde nası bakıyosunuz mal mal yüzüne sanki düşmanınızmış gibi amma biri ingilizce şarkı dinlediğinde oo bu modern diyosunuz şimdi kardeşlik buysa ayrımcılık ne acaba cok merak ediyorum....bir genç ahmet kaya tişörtü giyor sopalarla kovalanıyor ağzı burnu kırılıyor kardeşiz ölemii bu kardeşlik ise gün gelir bizde kardeşlik yaparız....
selam aleyküm öncelikle beirteyim ben kürt degilim aynı zamanda solcuda degilim ben işin siyasi bölümünde hiç degilim... yazar güzel bir konuya temas etti a.kaya bir kıskaçta kalmıs ne yana gidecegini bilememiş kürt demiş anlatamamıs türk demiş inandıramamıs yani bir söz vardır ya bi taraf olursun ya bertaraf olursun belkide bu hazin sonu yaşadı ama herseyden önemlisi söz konusu olan bir insan ki o geceyi hatırladıgımızda s.ort.ç gibi bir erkek müsvettesi nasılda insanları oyuna düşürmüş ve ortamı germiş sonuç olarakta öyle yada böyle bir sanatcıyı (kesinlikle) toplum önünde yüreginden onurunu gururunu kırarak aşalamıstır. o günler geçti gitti kaç sene oldu ama hala bircok yerde kaya şarrkıları okunup dinleniyor helede ilk cıktıgı zamanda alınan kasetinden dinlemek ayrı zevk veriyor... diger yandan serdar beyin kaç şarkısı vardır hala dinlenen ,işte burda bir hata yapmıs toplum ama ne acıdırki hala bircok sey anlasılamamktadır. önce insan
"ben kürt degilim aynı zamanda solcuda degilim ben işin siyasi bölümünde hiç degilim.." Demiş arkadaşım Aynen katılıyorum bende ve Diyorumki 20 tane S.ortaç gelse A.KAYA kadar güzel Yorumlayarak Şarkı söyleyemezzz ben Hiç bir sanatcıyı diyeyim A.KAYA'a değişmem Diyelimki S.ortaç Benim Gözümde sanatcı bile değil...Olamazda
ben insanım bu tür konuşmakta çok saçma geliyor bana kürt türk alevi sünni nedir yani bin yıllık olayları radikal fikirleri savunmayın lütfen anca ve kanca beraber olalım dostluğumuzu ve ahmet kaya ya olan duygularımızı paylaşmamız için kurulmuş bu siteye o sesi güzel şarkıları güzel ve yurdunun dağlarına şarkı yazıp söyleyen o güzel insanın kıymetini bilelim... doruklara sevdalandım şarkısını dinleyen herkes benim ne demek istediğimi anlar....ay ışığında yanmış kızım benim onun için beyazmış bu siteye parti dtp vs.sokmayın burası siyasi platform değil AHMET KAYA SEVENLER burada!!
Yorum ekleyebilmek için, giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekiyor.